Single Blog

Futbolda Sevgisizlik ve Genel Nedenleri

Sevgisizlik, dünya çapında genel bir problem. Yeterli ölçüde sevgiye, saygıya ve tevazu haline sahip olamayan insanlar, kolay öfkelenmekteler ve daha sonra bu öfkenin sıkıntılarını hem kendileri ve hem etrafındaki insanlar çekmektedirler.

Bu öfkenin yıllardır yansıdığı bir alanda futboldur. Aşağıda bahsedeceğimiz kötü davranışlar yüzünden genişleyip yaygınlaşan sevgisizlik, maalesef futbolu da belli ölçüde manevi anlamda ele geçirmiş durumdadır. Özellikle taraftar grupları arasında, yöneticilerin iğneleyici konuşmaları arasında ve bazı medya organlarında gittikçe yaygınlaşan sevgisizlik, insanlık onurunu zedeleyen önemli bir yaradır.

Şimdi sevgisizliği hali hazırda artıran bazı kötü davranışları maddeler halinde sıralayalım:

Bencillik

Bir diğer anlamıyla kendi menfaatlerini herkesten üstün tutma anlamına gelen(1) bu kavram, insan olma onuruna zarar veren önemli davranışlardan birisidir. Bu davranış özelliğini gösteren bireylerin en önemli özelliği, umursamazlık ve aşağıda da bahsedileceği gibi çıkarcı olmalarıdır.

Bencil bireyler, çıkar sağlayacağı bir olayla karşılaştıklarında, öncelikle “en yüksek düzeyde menfaati nasıl sağlarım” diye düşünür. Bu menfaati kazanabilmek için gizli ve alenen her türlü davranışı sergileyebilir.

Bencil bireyler, kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen, üstün gören, sürekli beğeni, ilgi bekleyen; gittikleri her yerde hemen özel ilgi göreceğine, üstün bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. (2)

Bencil bireylerin bir diğer özelliği ise her konuda kendilerini haklı görmeleridir. Eleştiri konusunda olgun bir tutarlılığa sahip değildirler. Eleştirdiğinizde ve bu eleştiriden dolayı davranışlarını düzeltmesi menfaati ölçüsünde kendine ufak bir düzen verir veya menfaati bulunmuyorsa bu eleştiriyi umursamaz.   

Çıkarcılık

Bencil fikirler sistemin üzerinde hareket eden ve sevgisizliği teşvik eden bir diğer özellik ise çıkarcılıktır. Dejenere olmuş toplumlarda oldukça fazla cereyan edebilen bu özellik, sosyal gruplar arasında ve bireysel ilişkiler arasında nefreti artıran bir unsur olabilmektedir.

Smith’e göre insan, yalnızca kişisel çıkar dürtüsüyle hareket eden bir varlık değil, aynı zamanda, istediğini diğer insanlarla değişim ilişkilerine girerek elde eden bir varlıktır. (3)

Bahsi geçen çıkar dürtüsü, günümüzde insanlığın en büyük sorunlarından biri olmuştur. Çıkarcılık beraberinde güvensizliği getirmekte ve bu da gerek topluluk ilişkilerinde ve gerekse kurumsal ilişkilerde oldukça zarar verici bir yapı oluşturmaktadır.

Çıkarcı insanlar asıl niyetlerini belli etmeden, problemlerini başka insanlara zahmet vererek yaptıran ve buna karşılık maddi-manevi bir ücret ödemek istemeyen insanlardır. Vefa duygusu yeterli seviyede olmayan bu insanlara karşı iyilik ve güzel davrandığınızda, karşılık olarak yapmacık sevgi gösterilerinde bulunabilirler. Ancak kalben vefa göstermezler ve gösterdikleri sevgi tamamen samimiyetsizdir.

Samimi olmayan bir sevgi anlayışı sergileyen insanın gücü elinde barındırması, yönettiği yapıyı da haliyle olumsuz etkileyecektir.

Irkçılık

Uzun yıllardır özellikle futbolda süre gelen en önemli sorunlardan biri de ırkçılık sorunudur. Etnik köken, kültür, ten rengi gibi konular ile insanları birbirlerine karşı sevgisiz hale getiren bu sorun, futbolda ara sıra gündeme gelmektedir. Haliyle bu sorun, dünyada da sıkıntılara yol açmaktadır.

Irkçı düşüncenin neden olduğu sevgisizlik, ara sıra yapılan ırkçı eylemler ile futbolda da kendini göstermektedir. Özellikle siyahi oyunculara yapılan çirkin davranışlarda ortaya çıkan ve başka alanlarda da karşımıza çıkan ırkçı düşüncenin önüne geçmek çok önemlidir.

Farklı kültürler, farklı insanlar, farklı topluluklar, dünya için birer zenginliktir. Bu zenginlik ile dünya, tıpkı bir çiçek tarlası gibi olur. Bu zenginliğe sahip çıkmak her bireyin görevidir.

İğneleyici İfadeler

Halk arasında “laf sokma” olarak da kullanılan ve akılcı bir insanın yapmaması gereken bu tarz davranışlar, bireyler arasındaki kırgınlığın ve küslüğün oluşmasında önemli rol oynar.

Kulüpler, futbolcular ve taraftarlar arsında sevgisizliğe ve vefasızlığa sebebiyet verebilecek bu hareketler, ne yazık ki futbol camialarında baş göstermektedir. Menfaatleri doğrultusunda hareket etmek isteyen kişi veya grupların; gündemde kalma istekleri, yalnız kalma korkusu ve popülist söylemleri iğneleyici bir şekilde kullanması, günümüz futbolunda belli bir ölçüde yaygınlaşmıştır.

İğneleyici ifade ve söylemler; günümüzde cesur söylem, sıra dışı olma gibi “temiz görünümlü ifadeler” ile bireylerin bilinçaltında önemli tahribat oluşturmaktadır.

Popüler kültürde tevazu ve saygı freni ne kadar aşınmış olursa, bu tarz söylemler o kadar fazla yaygın olur. Futbol camiasında da tevazu, saygı ve hoşgörü ne kadar yaygın olursa, iğneleyici ifadelerinde yaygınlaşması o kadar zor olacaktır.

Samimiyetsizlik

Belki de bahsettiğimiz maddeler arasında sevgisizliği derinden etkileyen en önemli unsur samimiyetsizliktir. Hatta bahsi geçen diğer maddelerin oluşmasının temel zeminini oluşturmaktadır. Samimi olmayan bir kişilik yapısı, mutlaka diğer kötü davranışları da sergilemeye meyillidir. En başta kendisine karşı samimi olmayan ve karşısındaki kişilere göstermiş olduğu tavırlarda samimi olmayan bireyler, gittikçe sevgisiz bir hale gelebilirler.

Söylediklerinde samimi olmayan, davranışlarda samimiyet bulunmayan her birey, diğer bireyler tarafından itici bulunur. Futbolda da bulunduğu konuma ya da görev alanına sadece menfaatleri gelen bireyler ya da gruplar, samimi davranış sergilemekten uzaktır.

Samimi olmayan insanlar aslında samimiyetsizliklerini gizleyip gerçekten çevresindeki insanlara samimi olduğuna dair izlenim vermek isterler. Fakat doğal olmayan davranışları aslında çevresindeki bireyler tarafından hemen anlaşılır. Kendisi ise gayet doğal davrandığını iddia eder ve samimi olduğunu söylemeye gayret eder. Hâlbuki samimi olan bir bireyin samimi olduğunu iddia etme gibi bir gereksinimi yoktur. Futbolda da samimi olmak, verilen demeçlerde lafı dolandırmadan içten geleni ahlak ve edep sınırları içerisinde söylemenin önemi oldukça büyüktür.

Yalan Söylemek

304214599.jpeg

Kendi çıkarları için hareket eden bireylerin ya da grupların uygulamış olduğu ve gerçeklerin saptırılması amacıyla söylenen tutum ve ifadelere verilen isimdir. Yalan söylemenin ve yalan ifadelerin, bireyleri ve toplumları birbirlerine karşı ikiyüzlülüğe itmektedir. Bu da yukarıda detaylıca bahsettiğimiz bir unsur olan samimiyetsizliği oluşturmaktadır.

Yalan demeçler, menfi konuşmalar ve ikiyüzlü davranışlar, ne yazık ki sevgisizliği beraberinde getirmektedir. Bir yöneticinin ifadelerinde, bir hakemin doğru gördüğü pozisyonda bilerek ve isteyerek yanlış düdük çalması, bazı futbolcuların şike ve bahis uğruna bazı maçlarda bilerek hatalı davranmaları ve oynadığı maçlarda çıkar uğruna hareket etmesi, ne yazık ki yalancılığı, ikiyüzlülüğü ve sinsiliği ortaya çıkarmaktadır. Taraftarların futbol konusunda göstermiş olduğu heyecanı ve isteği ortadan kaldırmaya yönelik olan bu davranışlar yüzünden, futbol bazen eğlendirici olmaktan çıkıp adeta mide bulandırıcı bir hale gelmektedir.

Sonuç Olarak;

Sevgisizliği teşvik eden bu tarz unsurları, sporseverlerden ve özellikle kitabımızın ana konusu olan futboldan uzak tutmak hepimizin görevidir. Temiz futbol ancak futbola aklı ve sevgiyi hâkim ederek mümkün olur.

Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek üzere. Esen kalın!

Kaynakça

  1. tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.59b13a24658bc4.00341305
  2. Kohut, H. (1977). Restoration of the Self. New York: International University Press.
  3. Buğra, A. (1995).İktisatçılar ve İnsanlar, İletişim Yayınları, Birinci Baskı, İstanbul.

Comments (0)

Post a Comment

© Her Hakkı Saklıdır 2018 - Muhammet TAŞDEMİR