Single Blog

Deizm ile İlgili Cevapsız Kalan 8 Soruya Cevap

Deizm, bir yaratıcının varlığını kabul eden ancak bu yaratıcının herhangi bir şeye müdahil olmadığını kabul eden bir felsefedir. Bu felsefeye insanları yönelten konu ise, çeşitli ilahiyatçıların, gençliğin sorularını akılcı bir şekilde cevaplandıramamasından kaynaklanmaktadır. Bu soruları BU SİTEDEN derledim ve cevaplarını akılcı bir şekilde hazırlamaya gayret ettim. Umarım bu soruların cevapları sizin Allah’a olan inancınızı sağlamlaştıracaktır.

1. Allah bizim cennete ve cehenneme gireceğimizi biliyorsa, neden bizi imtihan ediyor?

Allah için zaman ve mekan kavramı yoktur. Önce ve sonra yoktur. Zaman ve mekan Allah’ın varlığı ile anlam bulur. Diğer bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm detaylar gibi.

İmtihan edilen tüm varlıklar ruh sahibi varlıklardır ve bu varlıklar için kaderde cehenneme gitme diye bir konu söz konusu değildir. Dünyada yaratılmaları ise Allah’ı daha iyi tanımaları, sevgiyi, adaleti, çileyi öğrenmeleri ve cennete gittiklerinde ise cennetin anlamını daha iyi kavramaları ile ilgilidir.

Cehennem için yaratılan varlıklar ise ruh sahibi değildirler. Ruh sahibi olan kişilere canlı gibi gözükürler ancak birer “negatif bilgisayar programı” gibidirler. Cennete gidecek olan ruh sahibi kişiler de cehennem için yaratılan ruhsuz cansız varlıklar da önceden yaratılmışlardır. Ruh sahibi olan kişiler, daha öncede bahsettiğim gibi, kim olduklarını, neden cennette bulunacaklarını dünyada öğrenmektedirler. Ancak dünyada iken tabi kesin olarak cennete gideceklerini ve Allah’ın rızasını kesin olarak kazanacaklarını bilemezler. Ümit ile korku arasında dünyadaki vazifelerini yerine getirirler.

2. Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz?

Ahiret hayatı, aynı zamanda yeni bir hayattır. Dünyaya gelmeden önce “ZER ALEMİ” denilen bir alemde ruh sahibi bireylerden söz alınmıştır. Dünyada Allah rızasına uygun bir şekilde yaşayacaklarına dair. Zer aleminde canımız alındıktan sonra dünyaya gönderildik dünyada çeşitli biyolojik vesileler ile yine yaratıldık. Buradaki eğitim vazifemiz sonra erdiğinde ruh sahibi bireyler olarak, dünyadaki çabamıza karşılık ahiretteki makamımıza ulaşacağız.

Nasıl ki rüya görmek için uyuyup farklı bir boyuta geçmemiz gerekiyor ise, ahiret için de vefat edip sonsuz şölen yurduna uyanmamız gerek. Bu son ölüm olacak ve son dirilme olacak. Bunun ardından ölüm gerçekleşmeyecek.

3. Allah her şeyi bildiği halde neden bizi yarattı?

Allah’ın hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Bu soru da yine zaman ve mekan kavramı üzerine sorulan bir sorudur. Bu noktada şunu çok iyi düşünmek gerekir. Ruh Allah’tan ayrılmaz. Ruh sahibi bireyler de Allah!tan bağımsız düşünülemez. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; dünyada adil bir düzen vardır ve kimin ruh sahibi, kimin ruhtan yoksun olduğunu bilmemiz söz konusu değildir. Bağışlanma kapısı herkese açıktır.

Yaratılış sebebimiz, üstteki açıklamalarda da anlattığım gibi kendimizi dünyada tanımak ve neden ahirete gidince nerede bulunacağımızı anlamaktır. Amacımız; Allah’ı sevmek, Allah’ın bizi sevmesi ve sonsuza dek bu döngünün devam etmesi. Cennet sevgi ile anlam bulacaktır. Bunun başka bir anlamı yoktur.

4. Bizler Müslüman ailede doğduğumuz için mi Allah’a inanıyoruz. İnanmayan aileden doğanların suçu ne? Allah akıl vermiş ama bizlere de vermiş ama biz de tam kullanamıyoruz?

Bir kişinin Müslüman olup olmamasının hangi ailede doğup doğmadığı ile hiçbir alakası yoktur. İman samimiyet ile kazanılır ve kimlikte hangi dine mensup olup olmadığın önemli değildir. Bir kişinin inançsız olması, onun asla iman etmeyeceği anlamına gelmez. Hidayet Allah’a aittir ve inançsız kişinin sorularına doğru ve akılcı cevaplar verildiğinde ve günü geldiğinde o kişi, pek çok kişiden daha çok iman sahibi olabilir.

Akıl, anlık yaratılır ve aklı kullanmak Allah ile olan derin bağlantıya bağlıdır. Akıllı bir kişi Allah’ın sonsuz aklını asla unutmaz ve buna göre hareket eder. Demek ki bazı Müslümanların aklını yeterince kullanamıyor oluşu, Allah’ı yeterince anmıyor oluşları ile alakalıdır.

5. Sonsuzluk kavramı akıl almaz bir şey. Allah’ın sonsuz olmasını algılayamıyorum.

Sonsuzluk aslında mekansal ve zamansal anlamda düşünülecek bir kavramdır. Sonsuz önce ve sonsuz önceyi sonsuz kısa zamanda yaratıp bitiren Yüce Allah’tır. Zaman ve mekan Allah ile anlam bulur. Yokluk algısal bir şeydir. Varlık Allah ile anlam bulur ve varlık sonsuza kadar kendisini korur. Çünkü sonsuz varlık Allah’tır ve sonsuzluk Allah ile anlam bulur.

6. Allah neden bir kuluna eziyet verirken diğerine rahatlık veriyor. Rabbimiz neden bu konuda eşit davranmıyor?

Dünya daha öncede dediğimiz gibi eğitim için yaratıldığımız yer. Burada zengin de olsak fakir de olsak, sahip olduklarımız ve olmadıklarımız ile eğitiliriz. Kiminin sahip olduğu mallar ve çocuklar, bunları eğitimi için kullanmadığından kendisini şımartır ve dünyadaki amacının ne olduğunu unutturur.

Dünyada zayıfların eziyet görmesi ise Müslümanların birlik olup bu zulme karşı mücadele etmemesinden kaynaklanır. Allah kullarına zulmeden değildir. Şeytanın önderliğindeki zulmedenler, dünyada anarşi ve kaos çıkarma adına zayıf bırakılmışlara karşı zulüm uygularlar.

Tüm dünyaya huzur, barış ve güvenin gelmesi için zayıf bırakılmışlar adına mücadele etmeliyiz. Nitekim bir ayette şöyle buyurulmaktadır:

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi 75. Ayet)

7. Kaderde ne zaman öleceğimiz belli ise neden sadaka ömrü uzatıyor? Kaderde cennete ve cehenneme gideceğimiz belliyse neden ibadet ediyoruz?

Sadaka ömrü uzatmaz. Kaderde herkesin ne zaman öleceği bellidir. Sadakanın ömrü uzatması ile ilgili rivayet muhtemelen mecazi manada söylenmiş olabilir. Ayrıca sadaka vermek sadece maddi anlam dairesinde kısıtlanacak bir eylem değildir. İyilik yapmakta bir nevi sadakadır. İyilik yapan bir insan sıhhat bulur ve ferahlar. Bu yönden de bu rivayet söylenmiş olabilir tabi.

8. Allah’ın ihtiyacı yokken bizi niçin test etmekte?

Dünyada biz kendi kendimizi görürüz. Gösterdiğimiz sabır, tevazu, sadakat gibi iyi davranışlar bizim kim olduğumuzu bize öğretir ve bunlarla cennette anlam buluruz. Dünyada eğitim görmemiz bunlar için gereklidir. Boş yere dünyada bulunmamızın, “hayat mücadelesi” denen kavram için dünyada bulunmamızın bir anlamı yoktur.

Kısacası;

Deizm’e karşı Türk gençliğinde bilinenin aksine öyle ciddi bir yöneliş yok. Bazı soruları akılcı bir şekilde cevaplandırmak gerek ve gençleri aydınlatmak gerek. Kuran’da deizme yer yoktur.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

 

Comments (0)

Post a Comment

© Her Hakkı Saklıdır 2018 - Muhammet TAŞDEMİR